T.C. ILGAZ BELEDİYESİ
  • image01
  • image02
  • image02
SAYFALAR



TARİHÇEMİZ;

İlçenin kuruluş tarihinin çok eski tarihlere dayandığını kanıtlayan yüzeysel buluntular elde edilmiş olmasına rağmen kesin yerleşim tarihi belirlenememiştir. İlçe toprakları geçmişte doğu ve batı kültürlerinin kaynaştığı ve farklı kültürlerin bir araya geldiği bir alan olmuştur. M.Ö. 2000 yılına ait Arkhaik Helenistik ve Roma çağına ait buluntular elde edilmiştir. En eski yerleşimin Cendere köyü ile Devrez çayının İnköy ile birleştiği yer arasında bulunduğu Roma-Bizans dönemine kadar indiği tahmin olunmakta ve ileri sürülmektedir.

İlçenin ilk yerlileri yörede şehir devletleri kuran Prota-Hititlerdir.
M.Ö. 1300 yıllarında Orta Asya menşeili Hititler Mezopotamya veya Doğu Anadolu üzerinden Anadolu’ya gelerek kendilerinden önce gelen Prota-Hitit’lerin üstünlüğüne son vermişlerdir. Zamanla Prota-Hitit’leri kendi bünyelerinde eriten Hititler Anadolu’da üstün bir medeniyet ve egemenlik kurmuşlarsa da MÖ.. 1200 yıllarında Dor istilasına uğramış ve Anadolu’da karanlık devir olarak bilinen dönem başlamıştır. MÖ. 700 yy. kadarki döneme ait. 500 yıllık bir devreye ait kesin bilgiler elde edilememiştir. Bu dönemde Kafkas bölgesinden gelen Kimmerler Ilgaz yöresini istila etmişlerse de MÖ.. 584 de batıdan gelen Lidyalılar tarafından üstünlüklerine son verilmiştir. Lidyalılar sürekli olarak Medlerle savaşmışlar ve Kızılırmak nehri her iki kavim arasında sınır olarak kalmıştır. M.Ö. 546 da Ilgaz ve çevresi tamamen Perslerin egemenliği altına girmiştir.Büyük İskender’in M.Ö. 330 yıllarında bölgeyi ele geçirmesinden sonra Ilgaz ilçe tarihi de bir açıklık kazanmaya başlamıştır.

M.Ö. 302-301 Ilgaz ilçe sınırları içinde bulunan Kimiate başkent olarak önemli bir kent unvanını kazanmıştır. H.Kiper ve Leonhard Kimiate’nin yerini İnköy tepesinin olduğu yer olarak ileri sürerken, Cendere ile Kurmalar köyleri arasında olduğunu ileri sürenlerde vardır. M.Ö. 302 yıllarında hareket üssü ve M.Ö. 281 yılında Mithridates’in torunlarından Mithridates Eupatıor burada güçlü bir Pontus krallığının temellerini atar.

Hitit, Frig, Roma dönemlerine ait buluntular Salman Höyükten ve Cendere köyü höyüklerinden elde edilmiştir. Höyüklerin Roma ve daha eski dönemlere ait olduğu ileri sürülmektedir. 1979 yılında Türk Tarih Kurumu tarafından yaptırılan araştırmada yazıtlar, keramik ve porselen buluntuları elde edilmiştir.

Antik kentlerin çarşılarını oluşturan, halkını kötü hava şartlarından koruyan ve her türlü sosyal etkinlikleri gerçekleştiren STOA binalarına ait yazıtlar elde edilmiştir. Stoalar hellenistik kent özelliğine sahip agora, meclis binası ve tapınaklardan meydana gelen bir site özelliğine sahip yapılardır. Kurmalar köyü Demirciler yaylasında bulunan bu eserler
yerleşimin 900 ile 1000 yıllık bir geçmişi olduğunu   kanıtlamaktadır.

M.Ö. 180 de Çankırı prensi Morzeos Ilgaz’ı ele geçirir. M.Ö. 185-189 da Pontus kralı Pharnakes bölgede üstünlük sağlar. M.Ö 88-64 yıllarında 24 yıl süreli Mithridates savaşları yapılırsa da M.Ö. 120-64 yıllarında arasında Mithridates soyu bölgede üstünlüklerini devam ettirirler. Strabon’a göre Kimiate Mithridates Avpator döneminde oldukça önemli bir kent özelliğini sürdürmüştür.

M.Ö. 67-63 yılları arasında zayıflayan Mithridates soyunun toprakları Romalıların eline geçer. Romalı konsül Pompeius Roma senatosundan kendi adını taşıyan bir yasa çıkarır ve bu yasa ile Bithnia-Pontus eyaletlerini kurar. Pontus ve Paphlagonia’yı kendi iç işlerinde serbest bırakır. Çankırı (Gangra) krallık ve prenslik olarak eski Çankırı prensi Plaimenes tarafından M.Ö. 64 de Altalos’a verilir. Ilgaz o zamandan günümüze kadar sürekli Çankırı’ya bağlanır. Ilgaz yöresinde oturan halkın o dönemlerde Roma, Bodrum ve Amasya yöresinden geldiği bazı bilimsel eserlerde kaydedilmektedir. M.Ö. 3. yy. a ait Gökçay, Devrez vadileri ve Cendere köylerinde bazı buluntular elde edilmiştir.

Roma ve Bizans dönemine ait çeşitli eserlerin elde edildiği Ilgaz
ilçesi ve yöresi 1071 yılından sonra Anadolu’ya akınlar halinde gelen Türk boylarının yönetimine girmiş, Türk boyları bölgede parça parça yerleşmeye başlamışlardır. 1132 yılında Danişment Gazinin kurduğu beyliğin sınırları içine alınan Ilgaz daha sonraları Trabzon’u başkent yapan Pontus Rum İmparatorluğunun kısa bir süre egemenliği altında yaşamıştır. 1213 yılında Selçuklu hükümdarı İzzettin Keykavus Ilgaz’ı imparatorluğun sınırları içine katar ve Candaroğulları beyliği yörede üstünlük sağlar. Çoban Hüsamettin döneminden sonra bir müddet daha bağımsız beylik halinde kalan Ilgaz bölgesi Yıldırım Beyazıt döneminde Osmanlı İmparatorluğu sınırları içine katılır.

Osmanlı İmparatorluğu döneminde 1854 yılında Ilgaz’dan Koçhisar veya Koçhisar-ı Bala olarak bahsedilir. Bu yıllarda ilçe merkezi Bucura köyü dür. Daha sonraları Belören’e nakledilir. 1922 yılında Ilgaz adını alan ilçe bir ara Kastamonu’ya bağlanır. 1929 yılından sonra tekrar Çankırı’ya bağlanarak, Çankırı’nın bir ilçesi olur.

 

İLÇEMİZİN ADI NERDEN GELİYOR?

Bugünkü adını Ilgaz Dağlarından alan ilçe Antik Çağda Climata daha sonraları Kimistene olarak bilinen bir yerleşim merkezi içinde iken Anadolu’nun Türkleşmesi ile birlikte ve Osmanlı İmparatorluğu döneminde Koçhisar-ı Bala olarak adlandırılmıştır.

 

Ilgaz’a ait Osmanlı kayıtları 1854 yıllarına rastlar. İlçe adı salnamelerde Koçhisar veya Koçhisar-ı Bala olarak kaydedilir. Bu yıllarda ilçe merkezi Bucura Köyüdür.Bucura Köyünün büyük bir yangın geçirmesi sonucu ilçe merkezi Belören bucağına nakledilir.19.yy ikinci yarısında Çankırı’ya bağlı olan ilçe daha sonraları Kastamonu’ya bağlanmıştır.Osmanlı yerel yönetiminde Çankırı’ya bağlı bir kadılık ve 1284 H. teşkilatı ile Mecidiye adını alarak ilçe olmuş, 1922 yılında Ilgaz adını almış ve 1929 yılında Çankırı’ya bağlanmıştır.

 

 

KURTULUŞ SAVAŞI YILLARINDA ILGAZ

İnebolu’dan Ankara’ya cephane taşınan yolun üzerinde bulunan Ilgaz 1920’lerde bir nahiye merkezi idi. Cephane naklinde Çerkeş, Kurşunlu, Ilgaz, Kastamonu ve İnebolu birlikte çalışmışlar ve görevlerini birlikte başarmışlardır. Her yörede olduğu gibi Ilgaz’da da daha canla başla çalışanlar çıkmış ve daima minnetle anılmışlardır.

İşte bunlardan birkaçı:HALİL AĞA Ilgaz’da bulunan Kale Hanının sahibi olan Halil Ağa Ilgaz’ın Kale köyündendir. Çanakkale savaşlarına iştirak etmiş, İstiklal savaşının başlaması ile Kuvayi Milliye saflarında yer almış orduya maddi manevi yardımlar sağlamış üstün hizmetler vermiş bir Ilgazlı kahramandır.

İstiklal Madalyası sahibi olan Halil Ağayı o dönemde İnebolu-Ankara yolunu kat edipte tanımayan onun hanında ağırlanmayan hemen hemen yok gibidir.EKSİKLİ SALİH Ilgaz’ın Eksik köyünden olan Salih, Pontus eşkıyasının bölgedeki hareketlerini onların içine girerek yakından izlemiş ve o dönemde Ilgaz’daki cephaneliğin Pontus eşkıyası tarafından havaya uçurulacağını haberdar ederek, Türk ordusunun maddi kayba uğramamasını sağlamıştır.

 Daha sonraları İstiklal savaşının çeşitli cephelerinde çarpışmış, üsteğmenlik rütbesine kadar yükselmiş ve İstiklal Madalyası ile taltif edilmiştir.ŞAKİR AĞA Kızılsın köylü olan Şakir Ağa Atatürk’ün takdirlerini kazanmış ve Kurtuluş Savaşı sırasında cephane naklinde gösterdiği başarısından dolayı kendisine gümüş işlemeli bir mavzer hediye edilmiştir.ARİF SAĞLAM Kuyupınar köylü Arif Sağlam Kurtuluş ve Çanakkale savaşlarına katılmış 1 Teşrinisani 1338’de İstiklal Madalyası ile taltif edilmiştir.    ÜMMİHAN NİNE Türk erkeği cephede savaşırken Türk kadını hiç durur mu, yüzlerce, binlerce olan kadın kahramanlarımızdan biri olan Ümmihan Nine Kızılsın köyündendir.

Adsız kahraman analarımızın bir simgesi olan Ümmihan Nine Türk İstiklal savaşına adını vermiş Türk kadınını temsil etmektedir. Ulus-Ankara’da Atatürk heykeli etrafında bulunan heykellerden birisi de cephane taşıyan kadın heykelidir. Ümmihan Nine işte bu heykelin temsil ettiği Türk kadınının çalışkanlık ve başarısını, ölmezliğini Ilgaz’da temsil edenlerden bir tanesidir.